İçeriğe geç

Gözdeki Bu Belirtilere Dikkat! Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı, gözyaşını gözden buruna doğru akıtan kanal sisteminin tıkanması sonucu gözde sürekli sulanma ve çapaklanmaya yol açan bir durumdur. Hem yenidoğan bebeklerde hem de erişkinlerde görülebilir; nedeni ve tedavisi yaşa göre değişir. Bu yazıda gözyaşı kanalının ne olduğunu, tıkanıklığın belirtilerini, nedenlerini, bebeklerde ve erişkinlerde nasıl seyrettiğini, tanı ve tedavi yöntemlerini bulacaksınız.

Gözyaşı kanalı nedir, ne işe yarar?

Gözyaşı kanalı, göz pınarı denilen yerden başlayıp burnumuzun gerisinde sonlanan bir su kanalları sistemidir. Göz kapaklarının iç köşesinde bulunan küçük deliklerden (punktum) başlayan bu sistem, gözyaşı kesesi aracılığıyla buruna doğru uzanır. Böylece göze yayılan gözyaşı, sürekli olarak buruna doğru akıtılır ve boşaltılır.

Bu kanal sistemi göze dış ortamdan gelen mikroskobik partikülleri ve mikropları su ile göz önünden uzaklaştırır; göz bebeğimizin önünde her zaman saydam ve temiz bir gözyaşı tabakasının bulunmasını sağlar. Bir başka deyişle gözyaşı kanalları, gözün atık su kanalı gibi çalışır.

Sağlıklı bir gözde gözyaşı, göz yüzeyini ince bir film gibi kaplar ve her göz kırpışında yeniden dağılır. Bu gözyaşı tabakası hem korneayı besler hem de gözü kayganlaştırarak konforlu görmeyi sağlar. Görevini tamamlayan gözyaşı, iç köşedeki deliklerden kanal sistemine geçer ve buruna boşaltılır. Dolayısıyla gözyaşının yalnızca üretilmesi değil, düzenli biçimde uzaklaştırılması da göz sağlığı için gereklidir; bu boşaltım aksadığında gözde sürekli sulanma ve tahriş ortaya çıkar.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı nedir?

Çeşitli nedenlerle bu kanal sisteminde tıkanıklıklar oluşabilir. Kanal tıkandığında gözyaşı buruna doğru boşaltılamaz ve gözde birikerek, ağlar gibi sürekli dışarı, yanağa akar. Bu duruma tıbben epifora, yani aşırı gözyaşı akıntısı denir. Zamanla biriken gözyaşına çapaklanma ve iltihabi akıntı da eşlik edebilir.

Gözyaşı kanalı düz bir boru şeklinde değildir; su girişinden çıkış deliğine kadar farklı seviyelerde tıkanabilir. Tıkanıklığın yeri ve derecesi, hem belirtilerin şiddetini hem de gerekli tedaviyi belirler. Bu nedenle tıkanıklığın hangi seviyede olduğunun belirlenmesi, doğru tedavi planı için önemlidir.

Gözyaşı kanalı hangi seviyelerde tıkanır?

Gözyaşı kanalı, birbirine bağlı birkaç bölümden oluşur ve tıkanıklık bu bölümlerin herhangi birinde gelişebilir. Tıkanıklığın seviyesi, hem belirtileri hem de tedavi yöntemini belirlediği için önemlidir.

Giriş ucundaki (punktum ve kanalikül düzeyindeki) tıkanıklıklar, kanalın gözle buluşan başlangıç kısmındadır ve çoğu zaman daha basit girişimlerle açılabilir. Gözyaşı kesesi düzeyindeki tıkanıklıklar, kesede gözyaşı ve iltihap birikmesine yol açarak iç köşede şişlik ve ağrılı iltihaba neden olabilir. Buruna açılan uçtaki (nazolakrimal kanal) tıkanıklıklar ise özellikle bebeklerde en sık görülen tiptir ve bu bölgedeki ince zarın açılmamasından kaynaklanır. Tıkanıklığın tam olarak nerede olduğunun belirlenmesi, doğru tedavinin planlanmasının ilk şartıdır.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı belirtileri nelerdir?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının en tipik belirtisi, gözde sürekli sulanma ve gözyaşının yanağa akmasıdır. Sık görülen belirtiler şunlardır: gözde devamlı sulanma, gözyaşının yanağa taşması, gözde çapaklanma ve yapışma, gözün iç köşesinde şişlik, iltihabi ve renkli akıntı ile tekrarlayan göz enfeksiyonları.

Kanalda enfeksiyon geliştiğinde tablo iki biçimde seyredebilir. Akut iltihap döneminde gözün iç köşesinde ağrı, kızarıklık ve şişlik olur; bu dönem ağrılıdır ve acil değerlendirme gerektirir. Kronik iltihapta ise ağrı genellikle olmaz, ancak sürekli iltihabi bir akıntı devam eder. Akut dönemde hasta hekime başvurursa, iltihap ilaçlarla tedavi edilerek kanal tamamen tıkanmadan sorun çözülebilir. Geç kalındığında ise ilaçla iyileşme çoğu zaman yeterli olmaz ve cerrahi gerekebilir.

Gözyaşı kanalı neden tıkanır?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının nedeni yaşa göre değişir. Doğuştan olan tıkanıklıkta, kanal sistemi anne karnında tam oluşmamış ya da oluşmuş ama gelişimini tamamlamamıştır; bu durumda doğumdan itibaren gözde devamlı sulanma ve çapaklanma görülür. Doğumsal tıkanıklık en sık, kanalın buruna açıldığı bölgedeki ince bir zarın açılmamasından kaynaklanır.

Daha ileri yaşlarda ise tıkanıklık sonradan gelişir. Kazalar ve yüz travmaları, geçirilmiş enfeksiyonlar, kronik iltihaplar, yaşa bağlı kanal daralması ve nadiren tümörler kanalı tıkayabilir. Edinsel (sonradan gelişen) tıkanıklık, ileri yaşta ve kadınlarda daha sık görülür. Nedeni ne olursa olsun, tıkanıklık gözyaşının boşaltımını engellediği için benzer belirtilere yol açar.

Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı

Doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı bebeklerde oldukça sık görülür; çalışmalar yenidoğanların yaklaşık %6 ile %20’sinde bir miktar tıkanıklık bulunduğunu göstermektedir. İyi haber şu ki bu tıkanıklıkların büyük çoğunluğu tedaviye gerek kalmadan, ilk yaş içinde kendiliğinden düzelir.

Bebeklerde gözyaşı kanalı doğum sırasında kapalı olabilir. Bu kanal çoğunlukla ilk aylarda kendiliğinden açılır; açılmadığında ilk adım, hekimin göstereceği şekilde uygulanan gözyaşı kesesi masajıdır. Masaj, gözün iç köşesindeki gözyaşı kesesi bölgesine parmakla nazikçe, aşağı yönde bası uygulanarak yapılır ve kanalın açılmasını kolaylaştırır. Çapaklanmanın olduğu dönemlerde hekim antibiyotikli damla önerebilir. Masajla açılmayan ve genellikle bir yaşına kadar düzelmeyen tıkanıklıklarda ise kanalın sonda ile açılması gibi bir işlem gerekebilir. Bebeğinizde doğumdan itibaren süren sulanma ve çapaklanma varsa, değerlendirme ve doğru yönlendirme için şaşılık ve çocuk göz sağlığı birimimize başvurabilir, ayrıca bebeklerde göz muayenesinin önemi yazımıza bakabilirsiniz.

Erişkinlerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı

Erişkinlerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı genellikle sonradan gelişir. İlerleyen yaşla birlikte kanalda daralma, geçirilmiş enfeksiyonlar, iltihaplar ve travmalar bu tıkanıklığın başlıca nedenleridir. Erişkinde en sık yakınma, gözün sürekli sulanması ve gözyaşının yanağa akmasıdır; buna zamanla iltihabi akıntı ve gözün iç köşesinde şişlik eklenebilir.

Erişkinde akut iltihap döneminde öncelikle ilaç tedavisi uygulanır; ancak kanal tam tıkanmış ve şikâyetler kalıcı hale gelmişse cerrahi tedavi gündeme gelir. Erişkindeki gözyaşı kanalı tıkanıklıkları oküloplasti (göz çevresi) birimimizin konusudur ve tıkanıklığın seviyesine göre farklı cerrahi yöntemler gerektirir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı nasıl teşhis edilir?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı, hekimin yapacağı bir muayeneyle değerlendirilir. Muayenede gözün iç köşesindeki gözyaşı kesesi bölgesine bası uygulanarak, delikten iltihabi bir sıvının gelip gelmediğine bakılır; bu, kesede biriken içeriğin varlığını gösterir. Tıkanıklığın yerini belirlemek için kanalın ince bir sıvıyla yıkanması (lavaj) gibi yöntemler kullanılabilir.

Tanıyı desteklemek için basit bir boya testi de kullanılabilir. Göze zararsız bir boya damlatıldıktan sonra, belirli bir süre içinde bu boyanın gözden ne kadar boşaldığına bakılır; boyanın gözde beklemesi, boşaltımın yeterli olmadığını gösterir. Karmaşık ya da tekrarlayan olgularda, kanal sisteminin ayrıntılı biçimde görüntülenmesine yönelik incelemeler istenebilir. Tüm bu değerlendirmelerin amacı, tıkanıklığın yerini ve derecesini kesin olarak belirleyerek en uygun tedaviyi seçmektir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı nasıl tedavi edilir?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığında tedavi; hastanın yaşına, tıkanıklığın seviyesine ve iltihap olup olmamasına göre planlanır. Bebeklerde ve erişkinlerde yaklaşım birbirinden farklıdır.

Bebeklerde tedavi

Bebeklerde ilk yaklaşım genellikle beklemek ve gözyaşı kesesi masajı uygulamaktır; çünkü tıkanıklıkların büyük bölümü ilk yaş içinde kendiliğinden açılır. Çapaklanma dönemlerinde antibiyotikli damla eklenebilir. Masaja rağmen açılmayan ve genellikle bir yaşına kadar düzelmeyen tıkanıklıklarda, kanalın sonda ile açılması işlemi uygulanır. Bu işlem ilk seferde başarısız olursa tekrarlanabilir ya da geçici silikon tüp yerleştirilebilir.

Erişkinlerde tedavi

Erişkinde akut iltihap varsa öncelikle ilaç tedavisiyle iltihap kontrol altına alınır. Kalıcı tıkanıklıkta ise cerrahi yöntemler devreye girer ve seçilecek yöntem tıkanıklığın seviyesine bağlıdır. İlk giriş ucundaki tıkanıklıkta basit bir stent takmak yeterli olabilirken, daha ileri tıkanıklıklarda geçici silikon kalıplar (tüpler) yerleştirilebilir. Kişinin tüm kanal sistemi çalışamayacak kadar kapanmışsa, buruna yeni bir gözyaşı yolu oluşturularak kalıcı çözüm sağlanır. Bu ameliyatlar oldukça başarılıdır; ancak hangi yöntemin uygun olduğuna, oküloplasti (göz çevresi) birimimizin değerlendirmesiyle karar verilmelidir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmeyen gözyaşı kanalı tıkanıklığı yalnızca sulanmayla sınırlı kalmaz. Kanalda biriken gözyaşı, mikroplar için uygun bir ortam oluşturur ve gözyaşı kesesinde iltihaba (dakriyosistit) yol açabilir. Bu durum gözün iç köşesinde ağrılı şişlik, kızarıklık ve iltihabi akıntıyla kendini gösterir; tekrarlayan göz enfeksiyonlarına zemin hazırlar.

Akut iltihap döneminde erken başvuran hastalarda, iltihap ilaçlarla iyileştirilerek kanal tamamen tıkanmadan sorun çözülebilir. Ancak geç kalındığında ilaçlar yetersiz kalır ve tek çözüm cerrahi olur. Bu nedenle sürekli sulanma ve iltihabi akıntı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, tedavinin daha kolay bir aşamada yapılabilmesi açısından önemlidir.

Erken tanı neden önemlidir?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığında, her hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve tedavi büyük önem taşır. Erken dönemde, kanal henüz tam tıkanmadan ve iltihap kronikleşmeden yapılan müdahale, çoğu zaman daha basit yöntemlerle sonuç verir. Geciken olgularda ise cerrahi gereksinimi artar.

Bu nedenle gözde uzun süren sulanma, çapaklanma ya da iç köşede şişlik ve akıntı fark edildiğinde hekime başvurmak gerekir. Doğru tanı, tıkanıklığın seviyesinin belirlenmesi ve buna uygun tedavinin planlanmasıyla, gözyaşı kanalı tıkanıklığı çoğu hastada başarıyla giderilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Bebeklerde gözyaşı kanalı kendiliğinden açılır mı?

Evet, bebeklerdeki doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının büyük çoğunluğu, herhangi bir cerrahiye gerek kalmadan ilk yaş içinde kendiliğinden açılır. Bu dönemde hekimin önerdiği gözyaşı kesesi masajı açılmayı kolaylaştırır ve çapaklanma dönemlerinde antibiyotikli damla eklenebilir. Masajla açılmayan ve genellikle bir yaşına kadar düzelmeyen tıkanıklıklarda ise sonda ile açma işlemi gündeme gelir.

Gözyaşı kesesi masajı nasıl yapılır?

Gözyaşı kesesi masajı, gözün iç köşesindeki kese bölgesine parmak ucuyla nazikçe, aşağı yönde bası uygulanarak yapılır. Bu bası, kese içindeki basıncı artırarak buruna açılan uçtaki zarın açılmasını kolaylaştırmayı amaçlar. Masajın hangi sıklıkta ve nasıl yapılacağı hekim tarafından gösterilmelidir; yanlış ya da aşırı sert uygulama fayda yerine tahrişe yol açabilir. Bu nedenle masaj mutlaka hekim yönlendirmesiyle uygulanmalıdır.

Sonda ile açma işlemi nasıl yapılır?

Sonda ile açma, bebeklerde bir yaşına kadar açılmayan doğumsal tıkanıklıklarda uygulanan bir işlemdir. İnce, yumuşak bir prob (sonda) gözyaşı kanalından ilerletilerek, buruna açılan uçtaki açılmamış zar nazikçe geçilir ve kanal açılır. İşlem genellikle kısa süreli ve kontrollü bir uyku hali altında, günübirlik olarak yapılır. Çoğu bebekte ilk sonda işlemi başarılı olur; gerektiğinde işlem tekrarlanabilir ya da geçici bir silikon tüp yerleştirilebilir.

Gözyaşı kanalı ameliyatı ne zaman gerekir?

Ameliyat, konservatif yöntemlerin (bebeklerde masaj ve bekleme, erişkinde ilaç tedavisi) yeterli olmadığı durumlarda gerekir. Bebeklerde genellikle bir yaşına kadar açılmayan tıkanıklıklarda sonda ile açma tercih edilir. Erişkinde ise kanalın kalıcı olarak tıkandığı ve şikâyetlerin sürdüğü durumlarda cerrahi gündeme gelir. Hangi işlemin uygun olduğu, tıkanıklığın seviyesi belirlendikten sonra kararlaştırılır.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı ameliyatları başarılı mıdır?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığında uygulanan işlemler, uygun hasta ve doğru yöntem seçildiğinde oldukça başarılı sonuçlar verir. Bebeklerde sonda ile açma işlemi çoğu olguda tek seferde başarılı olur. Erişkinde ise seçilen cerrahi, tıkanıklığın seviyesine göre planlandığında yüksek başarı sağlar. Başarının anahtarı, tıkanıklığın seviyesinin doğru belirlenmesi ve buna uygun yöntemin seçilmesidir.

Erişkinde gözyaşı kanalı neden tıkanır?

Erişkinde gözyaşı kanalı tıkanıklığı genellikle sonradan gelişir. İlerleyen yaşla birlikte kanaldaki daralma, geçirilmiş enfeksiyonlar ve kronik iltihaplar, yüz travmaları ve nadiren tümörler başlıca nedenlerdir. Edinsel tıkanıklık ileri yaşta ve kadınlarda daha sık görülür. Nedeni ne olursa olsun, tıkanıklık gözyaşının boşaltımını engelleyerek sürekli sulanma ve iltihabi akıntıya yol açar.

Gözde sürekli sulanma her zaman kanal tıkanıklığı mıdır?

Gözde sürekli sulanma her zaman kanal tıkanıklığına bağlı değildir. İlginç biçimde, göz kuruluğu da refleks olarak aşırı gözyaşı üretimini tetikleyerek sulanmaya yol açabilir. Ayrıca göz kapağı kenarındaki iltihaplar, alerji ve göz yüzeyindeki tahriş de sulanma yapabilir. Bu nedenle sürekli sulanma yakınmasının nedeni ancak muayeneyle netleşir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı geçici mi kalıcı mıdır?

Bu, tıkanıklığın nedenine ve yaşa bağlıdır. Bebeklerdeki doğumsal tıkanıklıkların büyük çoğunluğu geçicidir ve ilk yaş içinde kendiliğinden ya da basit yöntemlerle açılır. Erişkinlerde ise sonradan gelişen tıkanıklıklar çoğu zaman kalıcıdır ve kendiliğinden düzelmez; bu olgularda kalıcı çözüm genellikle cerrahiyle sağlanır. Bu nedenle erişkinde uzun süren sulanma yakınmasının değerlendirilmesi önerilir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı tek gözde mi olur?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı hem tek gözde hem de iki gözde birden görülebilir. Özellikle bebeklerdeki doğumsal tıkanıklıkların çoğu tek taraflıdır, ancak iki gözü birden etkileyen durumlar da vardır. Tek gözde de olsa iki gözde de olsa değerlendirme ve tedavi yaklaşımı benzerdir; her göz kendi tıkanıklık seviyesine göre ele alınır.

Bebeğimde ne zaman hekime başvurmalıyım?

Bebeğinizde doğumdan itibaren süren göz sulanması ve çapaklanma varsa, bunu bir hekime değerlendirtmeniz uygun olur. Çoğu tıkanıklık zamanla kendiliğinden düzelse de, doğru masaj tekniğinin öğrenilmesi ve gerektiğinde antibiyotikli damla için hekim yönlendirmesi önemlidir. Ayrıca gözün iç köşesinde ağrılı şişlik, belirgin kızarıklık ya da artan iltihabi akıntı varsa, bu bir enfeksiyon işareti olabileceğinden vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığında iltihabi akıntı tehlikeli midir?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığına eşlik eden iltihabi akıntı, gözyaşı kesesinde biriken içeriğin enfeksiyonuna işaret edebilir. Özellikle iç köşede ağrılı şişlik, kızarıklık ve artan akıntı, akut gözyaşı kesesi iltihabının (dakriyosistit) belirtisi olabilir ve zaman kaybetmeden değerlendirilmelidir. Erken dönemde ilaçla kontrol altına alınabilen bu durum, ihmal edildiğinde cerrahi gerektiren bir tabloya dönüşebilir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı bulaşıcı mıdır?

Gözyaşı kanalı tıkanıklığının kendisi bulaşıcı bir durum değildir; kanaldaki yapısal bir sorundan kaynaklanır. Ancak tıkanıklığa bağlı gelişen iltihabi akıntı ve tekrarlayan göz enfeksiyonları söz konusu olduğunda genel hijyen kurallarına dikkat edilmesi önerilir. Ellerin temiz tutulması ve göze temas eden malzemelerin ortak kullanılmaması, enfeksiyonun yayılmasını önlemeye yardımcı olur.

Göz Vakfı Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: